Bizi Arayın: (232) 462 56 42

Miras Paylaşımı

kamu-görevlisi-yetki

– Mirasın paylaşımı konusunda mirasçıların arasında herhangi bir anlaşmazlık söz konusu değilse , tereke tarafların iradesi doğrultusunda paylaştırılır.

– Mirasbırakan , paylaşım şekline ve usulüne ilişkin kural koyma yetkisine sahiptir.

– Mirasçılar tereke malları üzerinde iştirak halinde mülkiyet hakkına sahiptir.

– Miras paylaşımı konusunda anlaşma söz konusu olmazsa malın satılması ve mirasçılar arasında paylaştırılması yoluna gidilecektir.

 

Yargıtay Kararında;

Dava ve Karar: İ… tarafından açılan mirasçılık belgesi istemi davasının kabulüne dair …4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 22.02.2013 gün ve …sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, vekil edeninin velayeti altında bulunan küçük K…’nin babası V…’nin miras bırakanı H…’ın ölümüyle geriye kendinden evvel ölen oğlu K…’in çocukları Z…, N…, V… ile yine kendinden önce ölen kızı S…nin çocukları S…, S…, B…, E…, E… ve muristen sonra ölen oğlu K…’ın eşi F… ile çocukları S…, H… ve İ…in kaldığını, mirasçılardan K… oğlu V…’ın mirası reddettiğini, onun payının 2006 doğumlu K…’a kaldığını açıklayarak, mirası ret kararı göz önünde tutularak mirasçılık belgesi düzenlenmesini ve küçük K…’nin mirasçı olarak gösterilmesini istemiştir.

Mahkemece, verasetin sübutuna ve murisin mirası 180 pay sayılarak, 20’şer payın Z…, N…, V…’a, 15’er payın F…, S…, H… ve İ…’a, 12’şer payın ise S…, S…, B…, E… ve E…’e verilmesine, V…’ın reddi mirasının terekenin bölüştürülmesi sırasında göz önüne alınmasına karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından verilen mirasçılık belgesinde mirası reddedenin miras payının akıbetinin gösterilmediğinden bahisle temyiz edilmiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; …4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.04.2010 tarih 2010/495 Esas ve 2010/662 Karar sayılı hasımsız mirasın reddine ilişkin kararda davacının Ve… olduğu, miras bırakanı H…’ın mirasını kayıtsız şartsız reddettiğinden bu talebin tesciline karar verilmesini istediği, davanın kabulüne, 15.03.2010 tarihinde ölen muris H…’ın mirasçısı V…’ın mirası red isteğinin tesciline karar verildiği, dosya arasında mevcut karar suretinde kesinleşme şerhi yer almadığı görülmüştür. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir.

Uyuşmazlık davacının üst soyu olduğu bildirilen V…’ın yukarıda değinilen hasımsız mirasın reddi kararıyla murisinden intikal eden mirası kayıtsız şartsız reddetmesinden sonra miras bırakan H…’ın mirasçılarını gösterir veraset belgesinde mirası reddeden kişinin payının gösterilip gösterilemeyeceği ve temyize konu kararda yazılı olduğu üzere belirtilen kısmın resmi makamlarda işleme esas alınıp alınmayacağında toplanmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin konuyla ilgili yerleşmiş içtihatları yerel mahkemenin temyize konu kararında belirtildiği üzeredir. Ne var ki, böyle bir kararın özellikle Tapu Müdürlükleri’nde, terekenin paylaşımıyla ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşları ile bloke edilen faizler için banka veya icra iflas ve tasfiye memurluklarında vs. işlemler ve infaz sırasında ilgililerin bir takım güçlükler yaşadığı ve yerine getirilmediği bir vakıadır. Esasen, mahkemelerin bir görevi de anlaşılır, infaza elverişli tereddüte mahal bırakmayacak açık, somut ve hiçbir duraksamaya mahal bırakmayacak biçimde anlaşılıp kararlar vermek olmalıdır.

Öte yandan, TMK’nun 495 ile 501. maddelerinde yasal mirasçılar, izleyen maddelerde de mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufu sonucu oluşan mirasçılık gösterilmiştir (TMK..m.516, 520, 521, 522). Bu yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak TMK’nun 598. maddesine göre düzenlenen mirasçılık belgeleri, aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; miras bırakanla mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında, mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Tüm bu nedenlerle; mirası reddeden (TMK.m.605/1) mirasçı veya mirasçılar varsa, düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin de (kime kalacağının) gösterilmesi gerekir. TMK’nun 611/1. maddesinde düzenlenen “ Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer…” hükmü uyarınca mirası reddedenlerin miras paylarının diğer mirasçılara intikal şekli kararda gösterilmelidir.

Mahkemece, talep, nüfus kayıtları ve mirasçılardan V…’a ilişkin mirası red kararı değerlendirilerek, mirası reddeden mirasçının paylarının kime kalacağı hususunun açıkça gösterilmek suretiyle mirasçılık belgesinin düzenlenmesi gerekir. Bu bakımdan; verilen mirasçılık belgesinde yasal mirasçılar ile bunların miras paylarının gösterilmesi yerinde ise de; “mirası reddin hukuki sonuçlarının” düzenlenen mirasçılık belgesine yansıyacak şekilde gösterilmemiş olması hatalı olmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca bozulmasına, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/III_2. bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 15.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

 

Yorum yaz